Sosyal

Twitter

Avukatların Duruşma Sırasında Ayağa Kalkmaları Gereken Durumlar

Pendik Asliye Ceza Mahkemesi’nce “Gereği Düşünüldü” denildiği sırada avukatların ayağa kalmadıklarına ilişkin değerlendirme yapılmak üzere mahkeme tutanağının İstanbul Barosu Başkanlığı’na gönderilmesi üzerine İstanbul Barosu Başkanlığı, 22/04/2009 tarih ve 11241 sayılı yazı ile aşağıdaki görüşünü ilgili mahkemeye bildirmiştir:

“Mahkemenizin 2008/…. Esas sayılı dosyasında müdahil vekilleri Av. ………… ve ……… duruşma sırasında ara kararı verileceğinin belirtilmesine rağmen, “Gereği Düşünüldü” dendiği esnada, ayağa kalkmadığı bildirilmiş ve bu konu hakkında değerlendirme yapılması istenerek duruşma zaptının bir örneği Başkanlığımıza gönderilmiştir.

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nda duruşma sırasında kimlerin hangi durumlarda ayağa kalkacaklarını düzenleyen iki madde yer almakta olup, bunlar 55. ve 231. maddelerdir.

CMK’nın 55. maddesinin 2. fıkrasınada “Yemin edilirken herkes ayağa kalkar” denilmekte olup, CMK’nın 231. maddesinin 4. fıkrasında ise “Hüküm fıkrası herkes tarafından ayakta dinlenir.” düzenlemesi yapılmıştır. Hangi kararların hüküm sayılacağı CMK 223/1. maddesinde, “beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, mahkûmiyet, güvenlik tedbirine hükmedilmesi, davanın reddi ve düşmesi” kararları olarak sayılmıştır. Kanun koyucu hangi kararların hüküm sayılacağını sınırlı sayıda saymış ve bu kararların herkes tarafından ayakta dinleneceğini bildirmiştir. 231. maddenin gerekçesinde “Hüküm açıklanırken mahkeme kurulu ve Cumhuriyet Savcısı hariç duruşma salonunda bulunan herkes ayağa kalkmak zorundadır” denilmektedir.

Bu hallerin haricinde, yargılamayı sona erdirmeyip dosyadaki eksiklerin giderilmesi için duruşmanın ertelenmesine yönelik veya hüküm mahiyetinde olmayan kararların açıklanmasında avukatların ayağa kalkmasını gerektiren bir düzenleme ceza usulünde yer almadığı gibi, Avukatlık Kanunu ve Türkiye Barolar Birliği Meslek İlke ve Kuralları’nda da mevcut bulunmamaktadır.

Yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde;

CMK 231/4 hükmü gereğince ve yukarıda belirtilen haller dışında avukatın karar açıklanırken ayağa kalkmasını zorunlu kılan hususların bulnumadığı göz önüne alınarak, bunun dışındaki hallerde avukatın ayağa kalkmasını zorunlu kılacak bir düzenleme öngörülmeyeceği, bu nedenle Av……… ve …….. hakkında Avukatlık Kanunu ve Mesleki İlke ve Kuralları açısından aykırılık bulunmadığının mahkemenize bildirilmesine karar verilmiştir.”

Bundan başka, Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün, bir başvuru üzerine verdiği 16/03/2009 tarihli yazılı cevapta, avukatların duruşma sırasında ayağa kalkmalarına ilişkin aşağıdaki şu hususları belirtmektedir:

“Adeletin üç temel ayağından olan savunma ve savunmayı oluşturan avukatların mahkemelerde, hakimler tarafından zorla ayağa kaldırıldıkları, oturdukları vakit “neden oturuyorsunuz, ayakta bekliyorsunuz” gibi serzenişlerle karşı karşıya kaldıklarını, ancak bir kısım hakimlerin ise bu şekilde davranmadıkları ifade edilmek suretiyle, uygulamada birliğin sağlanması bakımından bir duyuru yapılması talebini içeren ilgi yazı incelendi.

Bilindiği üzere, 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın;

“Mahkemelerin Kuruluşu” kenar başlıklı 142′nci maddesine göre;

“Mahkemelerin kuruluşu, görev ve yetkileri, işyeyişi ve yargılama usulleri kanunla düzenlenir.”

Öte yandan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun;

“Yeminin biçimi” kenar başlıklı 55′inci maddesi uyarınca;

“(1) Tanığa verilecek yemin, tanıklıktan önce “Bildiğimi dosdoğru söyleyeceğime namusum ve vicdanım üzerine yemin ederim.” ve 54′üncü maddeye göre tanıklıktan sonra verilmesi halinde “Bildiğimi dosdoğru söylediğime namusum ve vicdanım üzerine yemin ederim.” biçiminde olur.

(2) Yemin edilirken herkes ayağa kalkar.”

Anılan maddenin Hükümet Tasarısının gerekçesinde;

“Yemin, toplumbilim yönünden bir tür sosyal tören olduğundan eda edilirken herkesin ayağa kalkması uygun görülmüştür. Ancak uygulamada bu hususa dikkat gösterildiğinde istenilen sonuçlar elde edilebilecektir.

“Hükmün açıklanması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması” kenar başlıklı 231′nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca;

“(4) Hüküm fıkrası herkes tarafından ayakta dinlenir.”

Anılan maddenin Hükümet tasarısının gerekçesinde;

“Hüküm açıklanırken mahkeme kurulu ve Cumhuriyet savcısı hariç, duruşma salonunda bulunan herkes ayağa kalkmak zorundadır.” hükümleri yer almaktadır.

Bilgi edinilmesini rica ederim.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>