EDİRNE BAROSU BASIN AÇIKLAMASI


BASIN AÇIKLAMASI

Avukatlık Kanunu 76 ncı maddesine göre barolar; hukukun üstünlüğünü, insan haklarını savunmak ve korumak görevini üstlenen kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşlarıdır.

Edirne Barosu kanundan aldığı bu yetki ve sorumluluk düşüncesi ile her türlü siyasi düşünce yapısından ayrı olarak tamamen hukuki dayanakları ile Yüksek Seçim Kurulunun İstanbul konusunda aldığı kararın hukuka aykırı olduğunu gerekçeleri ile açıklamaktadır.

YSK, seçim iptalini, “bazı sandıklarda sandık kurulu başkanlarının kamu görevlisi olmamasına ve bazı sandıklarda da bir kamu görevlisi üyenin bulundurulmamasına dayandırmıştır”

Çatı örgütümüz, Türkiye Barolar Birliğinin bugünkü açıklamasında da işaret edildiği gibi;

YSK seçim takviminde, sandık kurullarının usulsüz oluşturulduğu gerekçesiyle tam kanunsuzluk itirazının 2 Mart 2019 tarihine kadar yapılabileceği yazmaktadır. Seçim hukuku, usul ve şekil hukukudur.

Bu karar gerekçe gösterilerek, 20.04.2019 tarihinde Bursa Mustafa Kemal Paşa İlçesi seçimleri ile ilgili yapılan itirazı, “sandık kurullarının teşkiline ilişkin itirazların Yüksek Seçim Kurulunun 13/12/2018 tarih ve 2018/1105 sayılı kararı ile kabul edilen seçim takvimine göre 02.03.2019 tarihinde karara bağlanması nedeniyle tam kanunsuzluk iddiasına ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.”

Yine YSK’nın yerleşik kararlarında; “seçimden sonra sandık kurulu başkan ve görevlilerinin görevlerini kötüye kullanmalarının söz konusu olması ve suçun oluştuğunun anlaşılması, ilgililerin cezalandırılmalarını gerektirir. Ancak seçimin iptaline neden olmaz” denilmektedir.

Bu kapsamda, Anayasal hakkını kullanarak oy kullanan vatandaşın iradesinin sakatlandığına dair bir gerekçe ortaya konulamamıştır. Emsal kararlar, YSK’nın tabi olduğu seçim kanunu ve Anayasal düzenlemeler karşısında, alınan iptal kararı kesindir ve fakat yine aynı düzenlemeler kapsamında hukuka aykırıdır.

YSK’nın iptal gerekçesi, aynı seçim içerisindeki kendi emsal kararları ve seçim takviminde belirlenen ilkeleri ile çelişen bir gerekçe olduğu için, seçim güvenliğine ve demokrasiye olan inanç zedelenmiştir.

Hukuka aykırı olsa da, karar kesin olduğundan, 23 Haziran 2019 da yeni bir seçim yapılacağı tartışmasızdır. Bundan sonraki süreçte hangi siyasi çizgide olursa olsun, tüm sorumluluk makamında olanların, ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik, siyasi ve konjonktürel duruma ilişkin hassasiyetleri gözeterek, gerginliğe yol açmayacak, kutuplaştırıcı değil, uzlaştırıcı üslup ve çizgiyi benimsemeleri ve Türkiye’nin geleceğine sağlam ve emin adımlarla yürümesine yol açacak hareket ve davranış tarzını göstermeleri, ülkemize ve milletimize karşı yerine getirmeleri gereken sorumluluklarıdır.

Şu da unutulmamalıdır!

Hukuksuzluklara karşı çifte standart olmamalıdır. Hukuksuzluk hukuksuzluktur. Barolar olarak, durmamız gereken çizgi, hangi siyasi görüşte olursa olsun ve kime karşı yapılırsa yapılsın, hukukun emrettiği kuralları göstermek ve hukuk çizgisinde kalarak, hiçbir siyasi partinin görüş ve düşüncesinde olmamaktır. Türkiye Cumhuriyeti Devletinin bölünmez bütünlüğüne, demokrasi anlayışına, Atatürk İlke ve Devrimlerine, Adalet anlayışına ve özgürlüklere sonuna kadar bağlı Edirne Barosu, dünde olduğu gibi bugün de ve gelecekte de bu çizgisinden ayrılmayarak hukukun üstünlüğü ilkesine dayalı duruşunu devam ettirecek ve her zaman hukukun yanında olacaktır.

Kamuoyuna saygı ile duyurulur.

Edirne Barosu Başkanlığı