Sosyal

Twitter

Ergene Havzası Revizyon Çevre Düzeni Planına İtiraz Dilekçesi

ÇEVRE ve ORMAN BAKANLIĞINA
                                                         ANKARA

Gönderilmek üzere

EDİRNE VALİLİĞİ’ NE

 

 

İTİRAZ EDEN       : Edirne Baro Başkanlığı

İTİRAZ KONUSU  : Çevre ve Orman Bakanlığının 27.08.2009 tarihinde onayladığı 1/100000 ölçekli Trakya Alt Bölgesi, Ergene Havzası Revizyon Çevre Düzeni Planında, Plan açıklama raporu ve Plan notlarında 01.07.2010 tarih ve 863 sayılı makam olur’u ile yapılan değişikliklere ilişkin itirazlarımızdır.

ASKI TARİHİ              : 08.07.2010

AÇIKLAMALAR     :

             1/100.000 ölçekli Trakya Alt Bölgesi Ergene Havzası Revizyon Çevre Düzeni Planında yapılan değişiklik 08.07.2010 tarihinde Çevre ve Orman Bakanlığınca onaylanarak askıya çıkarılmıştır. Bu değişikliklere ayrı ayrı ve tamamen itiraz ediyoruz.

             Öncelikle Mükelleflik ve ihale süreci itibariyle 1/100.000 Ölçekli Trakya Alt Bölgesi Ergene Havzası Revizyon Çevre Düzeni Planı yasal dayanaktan yoksun olduğu için bu planda yapılan tüm değişiklikler YOK HÜKMÜNDEDİR. Çevre ve Orman Bakanlığı, yasal dayanaktan yoksun olan ve yetkisiz bir kuruluşun hazırladığı bir çalışmayı kabul etmekle hukuken geçerliliği olmayan bir işlem yapmıştır. Dayanak plan ve bağlı olarak yapılan plan değişikliği yasal olarak ÖLÜ DOĞMUŞTUR VE YOK HÜKMÜNDEDİR.

            Ülkemizde sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkı doğrultusunda, doğal kaynakların korunmasının sağlanması, çevrenin korunması ve kirliliğin önlenmesi, çarpık kentleşme ve çarpık sanayileşmenin önlenmesi için koruma ve gelişme politika ve stratejilerinin belirlendiği içerik ve şekilde Çevre Düzeni Planlarının hazırlanması gerekmektedir. Adına plan değişikliği denilen her belge Çevre Düzeni Planı olmaz.

            Trakya Üniversitesi tarafından hazırlanan ve 13.07.2004 tarihinde Çevre ve Orman Bakanlığınca onaylanarak yürürlüğe giren 1/100 000 ölçekli “Ergene Havzası Çevre Düzeni Planı”; gerek kapsamı, gerekse yapılış süreci açısından, bölgenin ekolojik değerlerini dikkate alarak koruyan ve çağımızda Habitat İlkeleri ile bütünleşen, bilimsel yaklaşımla yapılmış; tüm kesimlerinin özlem ve istemlerini yansıtmış olması nedeniyle de ülkemizde bir ilktir.

            2020 yılını ve geleceğin dinamizmini hedef alan mevcut 1/100 000 ölçekli Ergene Havzası Çevre Düzeni Planı; Trakya Bölgesi’nde sürdürülebilir, yaşanabilir bir çevre yaratılmasını, doğal kaynaklarının, tarım(sal), mera, orman, turistik ve tarihsel alanların korunmasını, sanayi ve imar hareketlerini disiplin altına alınmasını ve sağlıklı gelişmeyi amaçlayan “korumacı” bir plandır. Bu plana damgasını vuran “Bütünleşik Sürdürülebilir Havza Yönetimi” kuramsallığı içindeki korumacı yaklaşım; özellikle bölgemizin doğal kaynakları açısından vazgeçilmeyecek öneme sahiptir.

            Ancak 27.08.2009 tarihinde Çevre ve Orman Bakanlığınca askıya çıkarılan 1/100.000 ölçekli Trakya Alt Bölgesi Ergene Havzası Revizyon Çevre Düzeni Planı, 1/100 000 üst ölçekli Ergene Havzası Çevre Düzeni Planı, amaç ve hedeflerine uygun değildir. Planın yapım aşamasındaki itirazlara rağmen bu revizyon planı kısmi değişiklik ve ÇEVRE YASASINA ve MERA KANUNUNA AYKIRI plan not ve kararlarıyla yaşama geçirilmeye çalışılmaktadır..

            Gerek revizyon planında, gerekse de plan değişikliğinde sürdürülebilir yaşam ve bilimsellik esas alınmamıştır. Esas alınan ancak genel ve soyut kavram ve ifadelerle gizlenen amaç, NE OLURSA OLSUN KALKINMA ANLAYIŞIDIR. Yapılan değişiklikle Trakya’nın sosyal, kültürel, tarımsal ve demografik yapısı korunmamakta ve planla bu yapılara zarar verilmektedir. Plan ve değişiklik; var olan sorunların çözümünü sağlamaktan öte yeni sorunlara kaynak teşkil etmeye zemin hazırlamaktadır.

          Revizyon planın yapım süreçlerinde; üniversiteler, kent konseyleri, meslek odaları ve ilgili sivil toplum örgütlerinin itiraz ve görüşleri dikkate alınmadan hazırlanmıştır. Trakya’yı bir havza temelinde bütüncül olarak da değerlendirmeyen İstanbul’un sorunlarını çevre illere ve bölgeye ihraç etmeyi temel alan bir plan ile Trakya’nın karşı karşıya bırakılması asla kabul edilemez. Plan değişikliği açıklama raporunda her ne kadar plan değişikliğinin gerekçesi Plana karşı yapılan itiraz ve açılan dava dilekçelerinde ileri sürülen hususların kamu yararı çerçevesinde değerlendirilmesi olarak belirtilmekte ise de PLAN DEĞİŞİKLİĞİNDE YENİ İHDAS EDİLEN HÜKÜMLERİN İTİRAZLAR VE DAVALARLA İLGİLİ OLMADIĞI GÖRÜLMEKTEDİR.

                     Çevre Düzeni Planında değişiklik yapılırken Anayasa, 2872 sayılı Çevre Yasası, İmar Kanunu, Mera Kanunu, Toprak Koruma ve Arazi Kullanma Kanunu, Türk Ceza Kanunu, Danıştay Kararları ve Çevre Düzeni Planlarına Dair Yönetmelikteki düzenlemeler ve esaslar gözetilmelidir.

                     Çevre Düzeni Planlarında yapılacak değişiklikler bizzat yönetmelikte şartlara bağlanmıştır. 14.11.2008 tarihli ÇEVRE DÜZENİ PLANLARINA DAİR YÖNETMELİK’ in “Revizyon, ilave ve değişikliklerin yapılması” başlıklı 9.maddesi şöyledir;

            (1) Çevre düzeni planlarının revizyon, ilave ve değişiklikleri;

              a) Nüfusun yerleşim ihtiyaçlarının karşılanamamasına,

              b) Kamu yatırımlarına,

             c) Çevre düzeni planı üzerinde mekânsal yer seçimi yapılmamış ancak; planın temel strateji ve politikalarını değiştirecek bölgesel ölçekli yatırımların ortaya çıkmasına,

             ç) Yeni verilere bağlı olarak, sonradan ortaya çıkabilecek ve bölgesel etkiye yol açabilecek arazi kullanım taleplerinin oluşmasına,

             d) Değişen verilere bağlı olarak planların güncellenmesine,

              e) Çevre kirliliğinin önlenmesine,

             f) Çevrenin korunmasına,

              g) Mevzuat gereği düzenlemelere,

              h) Maddi hataların düzeltilmesine

              dair yeterli, geçerli ve gerekçeleri belirli teklif ve talepler, yetkili idarece çevre düzeni planının temel hedef, ilke, strateji ve politikaları kapsamında teknik, yasal ve bilimsel çerçevede değerlendirmeye alınarak sonuçlandırılır.”

               Anlaşılan odur ki Yönetmelik her isteyene Çevre Düzeni Planı yapma yetkisi vermediği gibi 9. madde gereğince Revizyon işlemi dahi sıkı kural ve şartlara bağlanmıştır.

               Bakanlığınız işlem tesis ederken hukuken sınırsız takdir hakkına sahip değildir. İdari işlemin belli bir sebebe dayanması gerektiği açık bir kuraldır. Ayrıca bu sebep, bir hukuk kuralına dayanmalıdır. Dolayısıyla idari işlemin sebebinin olmaması ya da sebebinin hukuka aykırı olması halinde işlem hukuken iptale muhtaçtır. Plan açıklama raporunda belirtilen gerekçelerle, plan değişiklik hükümleri arasında hukuki bir bağlantı olmadığı için plan değişikliği işleminin sebebi gösterilmemiştir. Oysa çağdaş ve düzenli yönetimler kararlarını gerekçeli almak zorundadırlar.

               Bakanlığınız 2004 tarihli planı neden yürürlükten kaldırmıştır? Neden ve hangi yasal sebepler ile Revizyon Planı hazırlanmıştır? Bu planda REVİZYON İŞLEMİNİN SEBEPLERİ GÖSTERİLMEDİĞİ GİBİ PLAN DEĞİŞİKLİĞİ İŞLEMİNİN SEBEBPLERİ DE BAKANLIĞINIZCA GÖSTERİLMEMİŞTİR…

               Bakanlığınızın karar ve işlemlerde takdir yetkisi sınırsız değildir. Sınır olarak da idari işlemin amaç unsuru karşımıza çıkar. İdari işlemin amaç unsuru bakımından idarenin takdir yetkisi bulunmamaktadır. Çünkü idari işlemin amacı mutlaka kamu yararıdır. İdare, bu konuda bağlıdır. Kanunlarda özel amaç belirtilse dahi bu da sonuçta genel amaç olan kamu yararının içinde yer alacaktır. Yaptığınız ve itiraz ettiğimiz Plan Değişikliği işleminde kamu yararı yoktur. İşbu plan değişikliği, planlama hiyerarşisine, planlama tekniklerine, şehircilik ilkelerine ve kamu yararına aykırıdır.

Ana Plan kararlarında Planın vizyonu;

“Yerel potansiyellerin ve doğal varlıkların değerlendirilerek; çevresel, toplumsal ve ekonomik sürdürülebilirlik ilkeleri doğrultusunda; özgün, kültürel ve doğal kimliğini koruyarak gelişen; küresel ekonomide rekabetçi bir odak noktası yaratmak.” olarak belirlenmiştir.

Bu vizyon belirlemesinde “çevresel sürdürebilirlik” ilkesine yer ve önem verildiği önemle vurgulanmasına rağmen ERGENE NEHRİNİ KİRLETEN SANAYİ TESİSLERİNİN VE BELEDİYELERİN KİRLETİCİLİĞİNİN ÖNLENMESİNDE ALINMASI ZORUNLU ETKİN İDARİ TEDBİRLER PLAN DEĞİŞİKLİĞİNDE HÜKÜM OLARAK YER ALMAMAKTADIR.

Plan değişikliği soyut kavramlarla donatılarak, anlaşılmaz bir anlatım tekniğiyle her zihinde farklı algı yaratılması hedeflenerek hazırlanmıştır.

                      Ana Planın 1.2. PLANLAMA YAKLAŞIMI VE HEDEFİ başlıklı hükmünde;

“Türkiye’nin tarım merkezi olan Trakya Alt Bölgesi’nin, verimli tarım topraklarının

Yitirilmemesi açısından duyarlılıkların dikkate alınması ve değerlendirmelerin kamu

Yararını öne çıkaran yaklaşımlarla ve özenle yapılması gerekmektedir. Bu nedenle,

Trakya Alt Bölgesi Ergene Havzası 1/100.000 Ölçekli Revizyon Çevre Düzeni Planı;

Bölgesel plan yaklaşımları belirleyerek, bölgenin ülkesel anlamda en büyük potansiyeli olan tarımsal üretimi desteklemeyi, tarım dışındaki fonksiyonları da bu doğrultuda düzenleyerek, küresel ölçekte önemi günden güne artan tarım sektörünü yarışabilir bir noktaya getirmeyi hedeflemektedir.” Şeklinde TARIM vurgusu ile tanımlanmakta ise de;

1.2.2.2. İşlevsel Bütünlük c- Sanayi Merkezleri başlıklı

“plansız-kaçak sanayilerin koşullu taşınma şartları (planlı alana taşınmaları ya da mevcut kullandıkları alan büyüklükleri kadar bir alanı tarımsal toprağa kazandırmaları koşulları) ile sanayi alanlarının rehabilitesi sağlanacaktır.” maddesi değişiklikle kaldırılmamıştır.

Çünkü bu madde kaçak sanayiye örtülü af niteliğinde olup İmar Kanununa ve Çevre Yasasına açıkça aykırıdır. Hiçbir Plan, yasanın üstünde değildir. Planın bütününde yasalardaki emredici hükümleri esnetmeye çalışan, yaptırımların uygulanmasını 1 yıl süre ile erteleyen kararlar mevcuttur. Normlar hiyerarşisine göre plan kararı yasaya aykırı olamaz, yasaya aykırı düzenleme içeremez. Bu yönüyle ana plandaki hukuka ve yasaya aykırı hükümleri ortadan kaldırmayan plan değişikliği işlemi iptale muhtaçtır. Plan değişikliği ile Sürdürülebilir Çevre hedefine tamamen zıt hükümler ihdası “plan değişikliğinin amacını” ortaya koymaktadır.

Ana Plan’dan bir örnek verecek olursak;

2.10. GENEL HÜKÜMLER

2.10.19.  maddesi şöyledir:

“Yeraltı ve yerüstü su kaynaklarını kirletici ve aşırı su kullanarak rezervi tehdit edici faaliyetler ve bu faaliyetlerin kirleticilik ve su kullanım düzeylerinin tespiti planın onay tarihinden itibaren bir yıl içinde DSİ ve İl Çevre Orman Müdürlükleri’nce belirlenecek ve çevresel yaptırımlar uygulanacaktır. Buna ilişkin yaptırımlar, 2872 sayılı

Çevre Kanunu gereğince yapılacaktır.”

             2872 Sayılı Çevre Yasası çevreyi kirleten her tür faaliyetin derhal durdurulmasını ve yasadaki yaptırımların derhal uygulanmasını emredici hükümlerle düzenlemiştir. Normlar hiyerarşisine göre üst hukuk normu olan Çevre Yasasına rağmen planda 1 yıllık süre öngörümü hukuk skandalıdır. Plan hazırlayıcıları ve onaylayıcıları kendilerini yasak oyucunun yerine koyamazlar, yasaya karşı kural ihdas edemezler.

              “Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu” nun 13. maddesinde mutlak tarım arazileri, özel ürün arazileri, dikili tarım arazileri ile sulu tarım arazilerinin tarımsal üretim amacı dışında kullanılamayacağını, ancak alternatif alan bulunamaması ve Toprak Koruma Kurulu’nun uygun görmesi şartıyla Bakanlıklarca kamu yararı kararı alınmış plan ve yatırımlar için bu arazilerin amaç dışı kullanım taleplerine, toprak koruma projelerine uyulması kaydıyla Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı tarafından izin verilebileceği belirtilmektedir.

               Bu plan hazırlanırken yukarıda belirtilen yasal hükümlerin hiç biri yerine getirilmemiştir. Tarım alanlarındaki plan kararlarını üretilirken, başta “Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu”  olmak üzere, bu konudaki yasal mevzuat dikkate alınmamış,   ortada uyulması gereken bir “Arazi Kullanım Planı” olmadan plan kararları üretilmiştir.

               Planda Lojistik Alan kullanımına çok önem verilmiş olup, bu çerçevede, birçok alan üzerine Lojistik Bölge kararı getirilmiştir.  Ancak, Lojistik tanımı birçok fonksiyonu kapsamakta olup, planda Lojistik Alanlar tanımı ile yetinilerek bu alanlarda hangi lojistik fonksiyonların yer alabileceğinin belirtilmemiş olması uygulamada sakıncalar getirecektir.

               Planda getirilen “lojistik” alanlarına ilişkin tanımlamalar ve yer seçim kriterleri de yeterince açıklanmamıştır. Lojistik alan alanların yer seçimleri ve alansal büyüklüklerinin hangi kriter ve esaslara göre belirlendiği plan raporunda yer almamakta olup, bunların belirtilmesi gerekmektedir. Lojistik alanlarında yer alacak alt sektörler ve yaratacağı istihdam büyüklüğüne ilişkin herhangi bir bilgi bulunmamaktadır. Lojistik alanlarda depolanacak mal ve ürünlerin miktarı, oluşturacağı yük miktarı ve bunlarla bağlantılı olarak ortaya çıkacak olan trafik yoğunluğuna ilişkin plan raporunda herhangi bir değerlendirme bulunmamaktadır.

                Yukarıda belirttiğimiz hukuka aykırılıkları içeren ana planda hukuka aykırı karar ve hükümleri değiştirmeyen plan değişikliği işlemi hukuken sakattır. İşbu plan değişikliği işlemi amaç, sebep ve şekil yönlerinden hukuka ve kamu yararına tamamen aykırıdır.

                 Trakya’nın kültürünü, tarihini ve geleceğini tehlikeye atmadan, ülke planlamasına uygun, gölleri, nehirleri, kıyıları, ormanları, tarım alanlarının korunmasını içeren doğal ortamların sürdürülebilirliğini sağlayan, bilime ve planlama ilkelerine uygun, toplumsal mutabakata dayalı gerçek bir Çevre Düzeni Planı olan ve halen yürürlükte olan Trakya Alt Bölgesi Ergene Havzası 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı’nın Revizyon adı altında BÜTÜNLÜKLÜ OLARAK DEĞİŞTİRİLMESİNİ gerektiren hiçbir bölgesel olgu ve durum değişikliği mevcut değildir. 2004 yılında onaylanan ÇDP, 2020 li yılları dahi öngörerek hazırlanmıştır. Revizyon planı ve yapılan plan değişikliği kamu yönetiminin ve kamu hizmetinin devamlılığı ilkesine aykırıdır.

                  Plan değişikliği açıklama raporunda bakanlığınız yapılan itirazların ve açılan davalarda ileri sürülen hususların kamu yararına olduğunu belirterek 1/100.000 lik planın ilk halinin kamu yararına olmadığını açıkça kabul etmektedir. Ancak hukuken ve kamu yararı açısından doğru olan 2004 Planını yürürlüğe girmesidir. Çünkü 2009 planının yürürlüğe girmesinden 1 yıl geçmeden yapılan plan değişikliği dahi BAKANLIKÇA YAPTIRILAN PLANIN BÖLGE YARARINA OLMADIĞI, BİLİMSELLİKTEN VE ÇEVRE KORUMACILIKTAN UZAK HÜKÜMLER İÇERDİĞİNİN KANITIDIR.

                  2009 planı vizyon sahibi olup hedefleri gerçekçi olsaydı 90 sayfalık plan değişikliği yapılmasına ihtiyaç duyulmaması gerekmektedir. 1 YIL DOLMADAN YAPILAN DEĞİŞİKLİK 2009 PLANININ YANLIŞ BİR PLAN OLDUĞUNUN

RESMİ İTİRAFIDIR.

                 Hazırlanma ve onama şekli açısından yasadışı ve yok hükmünde olan,  temel kararları ve öngörüleriyle ciddi sakıncalar taşıyan, şehircilik ve planlama ilkelerine ve kamu yararına açıkça aykırı olan 1/100 000 ölçekli Trakya Alt Bölgesi Ergene Havzası Çevre Düzeni Planı ve Plan Değişikliği telafisi olanaksız sonuçlara yol açmadan, bir an önce iptal edilerek yürürlükten kaldırılmalıdır.

                Büyük bir coğrafik alanı kapsayan Trakya Bölgesinin yeniden planlanmasındaki YETERSİZ BİR KORUMA ANLAYIŞI ile hazırlanmış Revizyon Planı ve Plan Değişikliği hukuka aykırı ve uygulanması halinde telafisi imkânsız zararlar doğuracak nitelikte olup, Bakanlığınızca yürütmesi derhal durdurulmalıdır.

                Yukarıda özetle ifade ettiğimiz  nedenler karşısında, Bakanlığınızca onaylanan  Trakya Alt Bölgesi Ergene Havzası 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Plan Değişikliği ve Ana Plan , Anayasal hükümlere, 3194 sayılı İmar Kanununa, 2872 sayılı Çevre Yasasına, Çevre Düzeni Planlarına Dair Yönetmeliğin1.,5.,8.,9., maddelerinde belirlenen usul ve esaslara, KAMU YARARINA, HUKUKA  açıkça aykırıdır.

                Plan Açıklama Raporu ve Plan Notlarında yapılan değişiklerin hedefi çevrenin korunması, kirliliğin önlenmesi şeklinde açıklanmakta ise de plan notlarında aksi karar ve açıklamalar mevcuttur.

               İtirazlarımızın kabulü ile usul ve hukuka, kamu yararına ve yasal mevzuata aykırı Plan Değişikliğinin ve Plan notlarının iptaline karar verilmesini saygıyla dileriz06.08.2010

                                                 Avukat Faruk SEZER

                                                 Edirne Baro Başkanı

                     

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>